27 Ocak 2009 Salı

38.GÜN

Mira'nın doğumuyla son iki günü hastanede geçirdiğim için ben bu aralar gidemedim babama. Aslında ben de Gözde'den alıyorum haberleri yani...

Bu sabah beni arayıp yine taze kan istediler. Geçen gün verilen kan, değerlerin yeteri kadar yükselmesini sağlayamamış. Gözde ve Güçlü, bir arkadaşlarını alarak bugün kan vermeye gittiler.

Doktorları ya da hemşireleri ile konuşmadım ama genellikle bugüne kadar, anesteziyi azaltarak yavaş yavaş uyandırma işlemini ancak kan değerleri düzgünse başlatıyorlardı. O yüzden bugün anesteziyi azalttıkları sanmıyorum. Yarın yapılacak yeni kan testlerinden sonra işleme başlayıp başlamamaya karar vereceklerdir.

Şu an için öncelikli amaçları babamın kendi kendine nefes alabilmesini sağlamak. Nedenini tam olarak bilemiyorlar ama solunum kasları tam olarak çalışmadığı için, makinadan ayrıldığında kendi kendine nefes almakta zorlanıyor. Bu yüzden anesteziyi bir an da kesmek yerine bu işi kademe kademe yapıyorlar ve tam olarak uyanması, işleme başladıktan sonra 24 saati buluyor.

Makinanın solunuma katkısını kademe kademe azaltırken sürekli olarak gözleniyor. Örneğin makinayı %75 düşürüyorlar ve %25'lik işi babamın halledip halledemediğine bakıyorlar... Burada bir sorun yaşanmazsa %50 - %50 ye geçiyorlar ve bu şekilde solunumu tamamen babama devredene kadar devam ediyorlar.

Her zaman ki gibi umutla bekliyoruz. Umarım bu defa başarabilir ve kendi kendine soluk almaya başlar. Daha önce ki iki denemede ne yazık ki bunu başaramadı. Eğer kendi kendine soluk almayı başarırsa, tedavi de belki de başka aşamalara geçebiliriz ve daha iyi sonuçlar arabiliriz. Çünkü bu haliyle doktor arkadaşlarının elinde de; uyutmaktan ve solunumuna destek olmaktan başka bir şey gelmiyor.

Hiç yorum yok: